Türkiye’de Hayvancılık ve Hayvan Türleri

Türkiye’de Hayvancılık türleri, Ülkemizde hayvancılık ve gelişimi, hayvan türleri ve coğrafi dağılışı

Türkiye’de Hayvancılık

Hayvanların gücünden ve ürünlerinden faydalanmak için yapılan besleme ve yetiştirme faaliyetine hayvancılık adı verilir. Hayvancılık insanların beslenmesinin yanısıra dokuma ve deri sanayisine hammadde sağlamakla da yükümlüdür. Ülkemiz doğal koşullar itibariyle hayvancılık faaliyeti elverişlidir.

Türkiye’de hayvancılığın gelişmesi için aşağıdaki çalışmaların yapılması gerekir

– Hayvan soyları ıslah edilmeli
– Otlaklar ıslah edilmeli ve korunmalı
– Besi ve ahır hayvancılığı ülke çapında yaygınlaştırılmalı
– Erken kesim yasağı konmalı
– Yem sanayisi arttırılmalı
– Hayvan hastalıklarına karşı önlem alınmalı
– Üreticilere krediler sağlanmalı ve pazarlaa arttırılmalıdır

a) Hayvan Soylarının Islahı

Türkiye hayvan sayısı bakımından oldukça zengin ülkeler arasındadır. Ancak yerli ırklardan elde edilen  et ve süt verimi düşüktür. Bundan dolayı yerli hayvan soylarının ıslah edilmesi gerekir. Bu doğrultuda yapılan çalışmaların en başında melezleştirme yöntemi gelir. Melezleştirme çalışmaları Tarım Bakanlığı’na bağlı kuruluşlarda ve ziraat fakültelerinde yapılmaktadır. Bu faaliyet  için hara ve üretme çiftlikleri kurulmuştur.

b) Otlakların Islahı

Türkiye’deki hayvancılığın önemli bir kısmı mera hayvancılığı şeklinde yapılır. Tarımsal faaliyetler dışında hayvan otlatmaya ayrılan arazilere otlak (mera) denir. Türkiye’deki karasal iklim özelliklerinin görüldüğü bozkır alanları önemli meralardır.

Meralardaki ot durumu hayvancılık  için önemli olduğundan dolayı otlakların ıslah edilmesi gerekir. Bunun için;
– Çayır ve mera alanlarının sürülüp, tarla haline getirilmesinin önlenmesi,
– Erozyonu önlemek için  eğimli yüzeylerin tarla yerine çayır ve mera alanı olrak yapılması
– Aşırı ve erken otlatmanın yasaklanması gerekmektedir.

c) Besi ve Ahır Hayvancılığı

Modern ahır ve çiftliklerde iyi cins hayvanların yetiştirilmesine denir. Besi ve ahır hayvancılığından kazanılan et ve süt miktarı fazladır. Son zamanlarda başta Marmara ve Ege bölgeleri olmak üzere bütün bölgelerimizde  besi ve ahır hayvancılığının yapıldığı yerler artmıştır.

Ülkemizdeki bir diğer hayvancılık türü de iklim koşullarına göre değişiklik gösterebilen otlaklarda yapılan mera hayvancılığıdır. Hayvanlar ilkbaharda yeşeren otlarla beslenirken Yaz mevsimi kurak geçtiği için hayvanlar ot bulma amaçlı sürüler halinde göçebe olarak dolaştırılırlar. Türkiye’nin hemen her yerinde yaz mevsiminde, kırsal kesimlerde mevsimlik göçler yaşanır. Bu tip göçler Doğu Anadolu, İç Anadolu, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygındır. Et ve süt verimi meralara düşen yağış miktarıyla ilişkilidir.

2. Türkiye’de Hayvan Varlığı ve Coğrafi Dağılışı

Türkiye hayvansayısı fazla olan bir ülkedir. 25 milyon civarındaki koyun sayısı ve 10 milyon civarındaki sığır sayısı ve 6.5 milyon civarındaki keçi sayısı ile Türkiye dünyada hayvancılık açısından önemli bir yere sahiptir. Buna rağmen hayvan başına alınan verim az ve kişi başına düşen hayvansal ürün tüketimi yeterli değildir.

a) Küçükbaş Hayvancılık

Türkiye’de küçükbaş hayvancılık oldukça yaygındır. Bunun temel nedeni Türkiye’nin yerşekilleri ve iklim şartlarının küçükbaş hayvancılığa daha elverişli olmasıdır. Türkiye’nin bir çok şehrinde yaz kuraklığı yaşanır. Bu yüzden yaz mevsiminde çayır ve ot örtüsü azdır. Gür otlaklar isteyen büyükbaş hayvanlar için bu kötü bir durumdur. Bu küçükbaş hayvancılık daha yaygındır.

En fazla yetiştirilen küçükbaş hayvan koyundur. Türkiye’de 25 milyon civarında koyun beslenmektedir. Başta İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri olmak üzere iç Batı Anadolu, Karadeniz’in iç yöreleri, Güney Marmara Bölümü ve Trakya’nın iç kesimleri koyun yetiştiriciliğininen fazla olduğu yerlerdir. En fazla koyun yetiştiren ülkele arasında Avustralya, Çin, Yeni Zelanda, Türkiye ve İngiltere yer alır.

Koyun yetiştiriciliğinde Türkiye’nin iki önemli sorunu vardır :
1. Karların iç bölgelerde uzun süre erimemesi ve bu süre boyunca koyunların ağıllarda hazır yemlerle beslenmesi maliyeti yükseltir, kazancı azaltır.
2. Koyun ırklarının et ve süt üretimi düşüktür.

Başlıca koyun ırkları

Marmara ve Ege’de kıvırcık, İç ve Doğu Anadolu’da morkaraman, İç Batı Anadolu’da dağlıç ırkları meşhurdur.

Küçükbaş hayvancılıkta diğer bir faaliyet de keçi yetiştiriciliğidir. Yurdumuzun hemen her bölgesinde keçi yetiştirilir. Dağlık ve engebeli yerler daha elverilidir. En yoğun keçi besleme bölgeleri Toros Dağları ve Ege Bölgesi‘nin dağlık kesimleridir.

Yurdumuzda başlıca iki keçi türü yetiştirilmektedir.

1. Kıl Keçisi
Eti, sütü ve kılından faydalanılır. Kılı, kıl çadır yapımı ve bazı dokumalarda kullanılır. Son yıllarda üretim azalmıştır.

2. Tiftik Keçisi
Dünya’da ilk kez Ankara’da yetiştirildiği için Ankara keçisi de denir. Tiftik denilen yünleri için yetiştirilir.

b) Büyükbaş Hayvancılık
Manda, sığır gibi hayvanlar büyükbaş hayvanlardır. Nemli bölgelerde, uzun boylu ot topluluklarının bulunduğu alanlarda yetiştirilir. Büyükbaş hayvanlar içinde en büyük payı sığırlar oluşturur. Yurdumuzda süt ve et üretiminin büyük bir bölümü sığırlardan elde edilir. Türkiye’de sığır yetiştiriciliği Erzurum – Kars Bölümü’nde ve Doğu Karadeniz’de verimlidir. Son yıllarda Ege ve Marmara bölgelerinde de yaygınlaşmıştır. Ülkemizde 10 milyon sığır, 120 bin kadar manda mevcuttur. Dünya’da sığır yetiştiren ülkelerin başında ABD, Rusya, Arjantin, Avustralya ve İngiltere gelir.

c) Kümes Hayvancılığı
Tavuk, horoz, hindi, ördek ve kaz gibi hayvanların yetiştirilmesidir. Hem yumurta hem de et için beslenir. “Beyaz et” olarak adlandırılan kümes hayvanlarının etinin sağlığa yararlı olması, ucuzluğu ve daha kolay satılması bu sektörün gelişmesini ve yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Kentleşmenin hızlanmasıyla et ve yumurta talebini karşılayabilmek için modern tavuk çiftlikleri kurulmuştur. Devletin katkısıyla 1970′lerden itibaren modern tavukçuluğa geçilmiştir. Bugün modern tavukçuluk İstanbul, Ankara, İzmir, Bolu, Balıkesir, Sakarya gibi illerimizin çevresinde yapılmaktadır.

d) İpek Böcekçiliği
İpek, dut yaprağı ile beslenen bir çeşit tırtılın ürettiği ince iplik şeklindeki maddedir. Ülkemizde başta Bursa olmak üzere Bilecik, Balıkesir, Elazığ, Denizli, Muğla, Antalya, Mersin, Diyarbakır ve Amasya vb. illerinde üretilir. İpek böcekçiliği 19. yüzyılda Avrupa’da tekstil sanayinin gelişmesiyle eski önemini yitirmiştir. Bunun nedeni, ipeğin pahalı oluşu ve suni ipek kullanımının artmasıdır. Ancak son yıllarda turistik amaçlarla ipekli halı ihracatı değer kazanmıştır.
e) Arıcılık
Yurdumuzda farklı iklim bölgelerinin olması ve bitki örtüsünün oldukça çeşitli olması, arıcılık için önemli bir faktördür. Ülkemizde arı yetiştiriciliği ve bal üretiminde oldukça fazla bir atış gözlenmiştir. Bunda bal miktarı 4-5 kg’ı aşmayan eski tip kovanlar kalkmış,  modern tip kovanlarda üretime geçilmiştir. Çünkü modern tip kovanda bal üretim miktarı 40-50 kg’ı aşmaktadır. Muğla, Ordu, Adana, Sivas, Mersin, Kars, Erzurum, Ankara, Aydın ve İzmir bal üretimi fazla olan yerlerdir. Ülkemizde yıllık 82 bin ton civarında bal üretilmektedir.

3. Su Ürünleri

Ülkemizin üç tarafının denizlerle çevrili olması ve denizlerimizin farklı özellike sahip olması, ayrıca çok sayıda akarsu ve gölün bulunması ve bunların farklı iklim bölgelerinde bulunması Türkiye’nin su ürünleri bakımından zenginleşmesini  sağlamıştır. Fakat su ürünleri üretimi yinede yeterli değildir. Balıkçılık su ürünleri içerisinde ilk sırada gelir.

a) Deniz Balıkçılığı

Ülkemizde balıkçılık faaliyeti içerisinde en yaygın olan ve en fazla balık elde edilen deniz balıkçılığıdır. Genelde kıyı balıkçılığı şeklinde avlanılmaktadır. Deniz balıkçılığı açısından Karadeniz ilk sırada gelir. Bunu Marmara, Ege ve Akdeniz izler.

Türkiye’de balıkçılığın gelişmesi için
– Açık deniz balıkçılığına geçilmesi
– Modern balıkçılık yöntemlerinin uygulanması
– Kıyı kirlenmeleriinin önüne geçilmesi
– Küçük balıkçılar büyük ortaklıklar kurarak geliştirilmesi
– Zararlı balık avlama yöntemlerinin önüne geçilmesi

– Depolama, soğutma ve taşıma sistemleri  geliştirilmeli

b) Kültür Balıkçılığı
Balık çiftliklerinde balık yavrularını ve yumurtalarını çoğaltarak yapılan balıkçılığa kültür balıkçılığı adı verilir. Tatlı su kaynakları yakınlarındaki balık çiftliklerinde daha çok alabalık üretimi yapılırken, deniz kıyılarında özellikle koy ve körfezlerin ağız kısımlarında kurulan balık çiftliklerinde ise levrek, çipura ve kefal türü balıkların üretimi yapılmaktadır.

c) Tatlı Su Balıkçılığı
Akarsular, barajlar ve suları tatlı olan göller tatlı su balıkçılığı bakımından elverişlidir. Bu sularda genelde sazan, kefal, turna ve yayın balığı gibi balıklar mevcuttur. Tatlı su balıkçılığında Beyşehir ve Eğirdir gölleri önemlidir. Burada yakalanan kerevitin (tatlı su İstakozu) büyük çoğunluğu ihraç edilmektedir.

d) Diğer Deniz Ürünleri
Denizlerimizden balıkların dışında az miktardada olsa midye, karides, İstakoz, kalamar, ahtapot ve sünger gibi ürünlerde çıkarılır.

Türkiye’de Hayvancılık Hakkında Yorumlarınızı ve Sorularınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.