Kabuki Tiyatrosu

Kabuki Tiyatrosu Hakkında Bilgi

Kabuki tiyatrosu, gerçekçilikle biçimcili­ğin, müzik, dans ve mimle gösterişli sahne ve kostüm tasarımının zengin bir karışımı olan geleneksel Japon halk eğlencesi. Söz­cük modern Japoncada üç karakterle yazılır; ka “şarkı”, bu “dans”, ki de “beceri”yi belirtir.

Kabuki oyunları büyük ölçüde liriktir. Edebiyat yapıtı olarak kabul edilen önemli örneklere rastlanmakla birlikte, bu oyunlar daha çok, oyuncularının görsel ve vokal açıdan olağandışı boyutlara varan becerile­rini gösterebilmelerinin birer aracı sayılır. Bu oyuncular Kabuki geleneklerini, çok küçük değişikliklerle kuşaktan kuşağa taşı­mıştır. Çoğu, soylarını ve oyunculuk tarzla­rını ilk Kabuki oyuncularına bağlar, onları ustaları olarak görür ve aynı adı taşıyan kaçıncı kuşak oyuncu olduklarını göstermek için adlarının sonuna bir numara eklerler. Geleneksel Kabuki tiyatrosunda oyuncu­larla izleyiciler arasında sürekli bir etkileşim vardı. Oyuncular sık sık kalabalığa seslen­mek için oyunu keser, izleyiciler de uygun sözlerle ya da önceden bilinen biçimlerde alkışlayarak karşılık verirdi. İzleyiciler oyun sırasında, en çok beğendikleri oyuncuların adlarını da bağırabilirdi. Kabuki programla­rı sabahtan akşama değin sürdüğü ve izleyi­cilerin çoğu genellikle tek bir oyunu ya da sahneyi izlemeye geldiği için salonda sürekli bir giriş çıkış olurdu. Yemek saatlerinde de izleyicilere yiyecek dağıtılırdı.

Programlar­da dört mevsimi yansıtan temalara ve göreneklere yer verilir ya da çağdaş olaylar­dan alınmış konular işlenirdi. 17. yüzyıl sonlarından bu yana oyuncuların sahne ağzı ve önsahneyle izleyiciden ayrıldığı çoğu Batı tiyatrosunun tersine, Kabuki oyuncula­rı sürekli izleyicilerin arasına karışırdı. Ana sahnenin iki yanından salonun arkasına kadar uzanan ve hanamiçi adı verilen yüksek iki geçit de kullanıldığında izleyici üç sahneyle çevrelenmiş olurdu. Kabuki tiyatrosu 16. yüzyıl sonlarında, eski bir din görevlisi olan İzumo Okuni adlı kadın dansçının gerçekleştirdiği, Budacı ayinlerin parodilerine yer veren gösterilerin ilgi görmesiyle ortaya çıktı. Okuni kadınlar­dan oluşan bir topluluk kurarak serbest dansı geliştirmiş ve uzun yıllar sürecek bir geleneği başlatmıştı. Kabuki uzun tarihi boyunca bir yandan oyuncularının adlarının kötüye çıkmasıyla ün salarken, bir yandan da sanatsal açıdan saygınlık kazandı.

Kabuki, Toİcugava dönemi (1603-1867) beğenilerinin etkisiyle büyük gelişme gös­terdi. Bu dönemde Ukiyo-e sanatçıları ağaç baskılarında gündelik yaşamdan gö­rüntüleri ve halktan insanların parlak giysi­lerini konu alıyorlardı. Yeni biçim ve dü­şünceleri her zaman kolaylıkla özümseyebilen Kabuki, çarpıcı olanın yanı sıra, sıradan olana duyulan bu ilgiyi de yansıtmaya başladı.

Kabuki, eski Japon dramatik sanat gele­neklerini birleştiren eklektik bir tiyatro olarak değerlendirilir. Her ikisi de çok eskilere uzanan No tiyatrosu ile impara­torluk sarayının dansları bugaku öteden beri soylularla samuraVlerin tekelindeydi. Kabuki ise kasabalılarla çiftçilerin tiyatrosu oldu. Bugaku ve No’da aşın bir incelik vardı. Kabuki ise kısıtlama tanımayan, kaba saba olabilen bir tiyatroydu; güzelliği aşırı süslülüğe, gösterişe dayanıyor; düşünceden çok duyulara sesleniyordu. Kabuki en çok No tiyatrosu ve 17. yüzyılda gelişen kukla tiyatrosu cocruri’den etkilen­di. Malzemesinin çoğunu No tiyatrosundan aldı.

1652’de yasaklanmasından sonra da kyoen (No gösterilerindeki komik ara oyun­lar) uyarlama ve parodileriyle kendini yeni­den kabul ettirdi. Yeniden oluşturulan Kabukide artık kadın oyunculara yer yoktu. Onnagata denen erkek oyuncular kadın rollerini oynamaya başladılar ve çoğunlukla dönemlerinin en gözde oyunculan oldular, Kabuki’de konu bakımından tarihsel oyun (<cidaimono) ve orta sınıf oyunu (sevamono) aynmı vardır. Programda genellikle önce tarihsel oyun, sonra orta sınıf oyunu sahne­lenir; ikisinin arasında da cinler, fahişeler ve çeşitli egzotik yaratıkların rol aldığı bir ya da iki danslı oyun yer alır. Gösteri kalabalık kadrolu, canlı bir dans finali (ogiri şosagoto) ile sona erer. Asıl amaç eğlendirmek ve oyuncuların becerilerini ortaya koymasına olanak vermekse de, oyunlar didaktik bir öğe de içerir; kanzen çoaku (erdemliyi ödüllendir, kötüyü cezalandır) kavramıyla dile getirilen bir ideali savunur. Dünyanın geçiciliği (Budacılıktan) ve ödevin önemi (Konfüçyüsçülükten) gibi dinsel düşünceler ya da daha genel ahlak yargılarıyla ilgili çatışmaları ortaya koyar. Ahlakla insanın tutkularının çatışmasından trajedi doğar. Yapısal açıdan oyunlar, karmaşık bir olay örgüsü içinde iki ya da daha çok temadan oluşur, ama Batı tiyatrosunda özen gösterilen güçlü bir bir­leştirici öğe bulunmaz. İç içe geçmiş çeşitli episodlar son bir dramatik doruk noktasına doğru gelişir.

Yeni biçimleri kolayca özümseyebilmesine karşın, Kabuki çok biçimsel bir tiyatrodur. Kutsal yerler ve tapınaklarda oynanan eski tiyatro örneklerinden alınmış çok sayıda göreneği sürdürür. En çok dans öğesiyle tanınır. İster onnagata’nm ölçülü, akıcı hareketleri, ister erkek karakterlerin abar­tılı duruşları olsun, oyuna dans öğesini katmak için her fırsat değerlendirilir. Oyun­culuk neredeyse danstan ayırt edilemeyecek kadar stilize edilebilir.

Günümüzde, her ikisi de Tokyo’da bulu­nan 1.600 kişilik Kabuki Tiyatrosu’nda (Kabuki-za) ve Ulusal Tiyatro’da düzenli Kabuki oyunları sahnelenmekte, öteki ti­yatrolar da arada bu gösterilere yer ver­mektedir. Ayrıca çeşitli Kabuki toplulukları Tokyo dışında da gösteri yapar. Bu toplu­lukların çoğunda aynı oyuncular yer alır. Kabuki Tiyatrosu’ndaki ortalama bir prog­ramın uzunluğu beş saat, Ulusal Tiyatro’da ise yaklaşık dört saattir. Kabuki Tiyatrosu tutucu bir yaklaşımla oyunculara verilen geleneksel önemi korumakta ve programını yıldız oyunculara göre düzenlemektedir. Ulusal Tiyatro ise oyunun kendisini vurgu­lamakta, tarihsel geleneği korumaya ve Kabuki’yi klasik bir tiyatro olarak sürdür­meye çalışmaktadır.

1 yorum

  1. Merhaba ben içinde kabuki konusu gecen bir film ariyorum. Cok eskiden izlemistim suan adini bulamiyorum. Filmden hatirladiklarim kucuk erkek cocuklari kati bir kabuki opera okulunda egitim goruyor. Iclerinden ikisi birbirine yakin. Hatta biri diğerine asik. Buyuduklerinde cok unlu iki aktor oluyorlar. Fakat diğeri baska bir kadinla evleniyor. Onu kiskanan aktor bir oyunun sonunda kendini sahnede olduruyor. Filmde kabuki makyaj sahneleri de vardi.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.